Depreme rağmen yüzde 4 büyüdük

Türkiye ekonomisi, 11 ili vuran deprem felaketinin yaşandığı bu yılın birinci çeyreğinde yüzde 4 büyüdü. Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), Ocak-Mart 2023 döneminde, cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %84,4 artarak 4 trilyon 631 milyar 792 milyon TL’ye yükseldi. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla doları bazında ise yüzde 35,6 artışla 245 milyar 464 milyon dolar olarak gerçekleşti.

10 KALEMDEN 8’İ YÜKSELDİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in açıkladığı ilk çeyrek verilerine göre; GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; en hızlı büyüyen ilk kalem yüzde 12,4 ile hizmetler, yüzde 12 ile mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri ve 11,2 ile finans ve sigorta faaliyetleri olarak sıralandı. Aynı dönemde bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,1, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,8, inşaat yüzde 5,1, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,6 ve gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 1,4 arttı. İnşaat sektörünün yüzde 5,1’lik büyüme ile son 5 yılın en iyi performansıyla öne çıkması dikkat çekti.

DEPREM EN ÇOK TARIMI ETKİLEDİ

İlk çeyrek azalma gösteren iki sektör ise tarım ve sanayi oldu. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremden etkilenen 11 ilini hem tarım hem de sanayi ağırlıklı ekonomiye sahip olmaları, bu iki sektörün küçülmesine neden oldu. Sanayi yüzde 0,7’lik kısmi düşüşle ilk çeyreği tamamlarken, tarım sektörü ise bu çeyrekte yüzde 3,8 küçüldü. Şubat ayında yaşanan deprem felaketinin Türkiye ekonomisine maliyeti 104 milyar dolar olarak hesaplanmıştı. Sanayi üretim endeksi deprem sonrası bölgede gerçekleşen yıkımın ve diğer illere yaşanan göçün ardından Şubat ve Mart aylarında sırasıyla yıllık %8,2 ve %0,1 daralmıştı.

1,2 PUANI SANAYİDEN GELDİ

İlk çeyrek büyümesine özel tüketim harcamalarının önemli katkı verdi. Ana grupların büyümeye sunduğu katkıya bakıldığında hanehalkı tüketiminin büyümeye 10,9 puan katkı sunduğu görüldü. Kamu harcamalarının etkisi ise seçim ortamına rağmen 0,7 puanla sınırlı kaldı. Yatırımların büyümeye katkısı 1,2 puan olarak gerçekleşti. Buna karşın net ihracat büyümeyi 2,8 puan, stoklar ise 6 puan aşağı çekti.

İş gücü ödemelerinin payı %38’e yükseldi

İşgücü ödemelerinin fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde %31,1 iken, bu oran 2023’un aynı döneminde 7 puanlık artışla %38’e yükseldi. Bu artışta; işgücü ödemelerinin GSYH’ye oranla daha hızlı artmasının yanı sıra, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ile ilgili düzenleme, kıdem tazminatı ödemeleri etkili oldu. 2020’de yüzde 33,1 olan işgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı, 2021’de yüzde 30,2’ye, 2022’de ise yüzde 26,5’e gerilemişti.

OECD ve avrupa’da en hızlı büyüyen ikinci ülkeyiz

İlk çeyrekteki yüzde 4’lük büyüme rakamlarını değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati; Türkiye’nin, verisi açıklanan Avrupa Birliği (AB) ve OECD ülkeleri arasında yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda en yüksek büyüyen ikinci ülke olmayı başardığını söyledi. Sıkı küresel finansal koşulların devam ettiği ve küresel ticaretin zayıf seyrettiği bir dönemden geçildiğine işaret eden Nebati, zorlu dış konjonktürün yanı sıra Türkiye’nin, yaşadığı büyük depreme rağmen yatırım, üretim ve istihdamdan taviz vermeden büyüdüğünü ifade etti.

MAKİNE YATIRIMLARI 14 ÇEYREKTİR ARTIYOR

Mali disiplinle elde ettikleri mali alan sayesinde, depremin ekonomide açtığı yaraları telafi edildiğini ifade eden Bakan Nebati, “Potansiyel üretimin artması ve sürdürülebilir büyümenin devamı için önem arz eden makine ve teçhizat yatırımları, geçen yılın aynı çeyreğine göre %8 büyümüş ve kesintisiz artışını 14’üncü çeyreğe taşımıştır. Bilinmelidir ki ilk çeyrekte sadece yüksek büyüme gerçekleşmemiş, aynı zamanda büyümenin kapsayıcılığı da korunmuştur. Seçim belirsizliğinin ortadan kalktığı önümüzdeki dönemde, vatandaşlarımızın refah seviyesini daha ilerilere taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Büyümenin kalitesinde iyileşme olması önemli

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin, 2023’ün ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 büyüyerek dünyada pozitif ayrıştığını belirtti. Avdagiç, şunları kaydetti: “Tüketimin yanı sıra kamu harcamaları da büyümeye destek vermiştir. GSYH’den iş gücünün aldığı payın dikkat çekici biçimde artmış olması kapsayıcılık ve büyümenin kalitesinin iyileşmesi açısından olumlu bir gelişmedir. Diğer yandan, büyümeye ihracatın pozitif katkı vermesi için gerekli tedbirlerin alınması önem taşımaktadır.”

Her türlü şoka cevap verebilecek güçteyiz

MÜSİAD Genel Başkan Mahmut Asmalı, tarihin en büyük deprem felaketlerinden birinin yaşandığı bu dönemde böyle bir büyüme rakamının yakalandığını belirtti. Asmalı, “Bu gelişme Türkiye ekonomisi, yaşadığı her türlü şoka yalnızca kendi öz varlıklarıyla cevap verebilecek güç ve dirence sahip olduğunu bir kez daha ispatlamıştır. Türkiye, ‘güvenli liman’ olma niteliğini sürdürecek ve Türkiye Yüzyılı’nda da dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı yakalayacak” dedi.

Büyümedeki istikrar güven veriyor

DEİK Başkanı Nail Olpak, 2010’dan beri kesintisiz büyüme performansı gösteren Türkiye ekonomisinin ocak-mart döneminde zorluklara rağmen büyümesini sürdürdüğünü bildirdi. Büyümedeki istikrarın Türkiye ve iş dünyası adına güven verici olduğunu belirten Olpak, “Almanya’nın dahi son iki çeyrekte üst üste daralarak resesyona girdiği ve diğer Avrupa ülkelerinin sıfıra yakın büyüme oranlarına sahip olduğu küresel bir ortamda, Türkiye’nin yüzde 4 ile büyüme istikrarını sürdürebilmek önemlidir ve kırılganlıklara karşı gücümüzü gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Yüzyılı’na moralli girdik

Yüzde 4’lük büyüme oranını yürütülen doğru politikaların tezahürü olarak gördüklerini belirten ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, Türkiye Yüzyılı’na moralli girdiklerini bildirdi. Yeni dönemde ihracata dayalı bir büyüme beklediklerini anlatan Aydın, “Buna, inşaat sektöründe yaşanan canlılık da eklenecek. Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesini devam ettirebilmesi açısından her zaman yatırım ve üretim dedik. Bu iki unsurdan kesinlikle taviz verilmemeli. Türkiye üzerindeki algıları ve manipülasyonları bozacak politikalara şiddetle ihtiyacımız var” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir