TZOB Başkanı: Tarımın sorunu girdi fiyatları

Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, bu günün önemine dikkati çekti.

Dünya Gıda Günü’nün bu yıl “Eylemlerimiz geleceğimizdir. Daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi bir çevre ve daha iyi bir yaşam” temasıyla kutlandığına işaret eden Bayraktar, her insanın sağlıklı ve sürdürülebilir gıdaya erişiminin en temel ihtiyaç olduğunu belirtti. Bayraktar, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 811 milyon insanın yetersiz beslendiğine ve aç kaldığına dikkati çekti.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre yaklaşık 2 milyar yetişkinin, hareketsiz bir yaşam tarzı ve kötü beslenme nedeniyle aşırı kilolu veya obez olduğunu ifade eden Bayraktar, BM’ye üye 193 ülkenin oy birliğiyle 2030’a kadar açlığın sona erdirilmesinin hedeflediğine dikkati çekti. Bayraktar, bu hedefe ulaşmak için yeterli ve gerekli çalışmanın yapılmadığını savundu.

Açlığa son vermenin mümkün olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bunu sağlayabilmek için dünya çapında ortak çalışmalar yapmamız, üretilen gıdanın dengeli dağıtılması ve israfın en aza indirilmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Bayraktar, küresel ısınma, kuraklık, gelişmiş ülkelerin tarımsal ürünlerdeki ithalat-ihracat ve korumacı politikaları, talep miktarının artması, tüketim alışkanlıklarının değişmesi, tarım sektörüne yeterli yatırımın yapılmaması, girdi fiyatlarının artması, tarım ürünlerinin biyoyakıt üretiminde kullanılması ve salgın gibi birçok etkenin dünya gıda fiyatlarını etkilediğini bildirdi.

Tarım sektörüne pozitif ayrımcılıkla bakılmalı”

Bayraktar, fiyat artışlarına çözüm bulmanın kolay olmayacağını ve bu durumun küresel ölçekte yaşanmaya devam edeceğini belirtti.

Türkiye’de gıda fiyatlarındaki yükselişi önlemek için günlük değil, kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kalıcı olmayan çözümlerle gıda fiyatlarını bir süre baskılayabiliriz ancak yükselişi engellemek ve gıda fiyatlarını kontrol altında tutmak mümkün olmaz. Tarım topraklarımızı korumamız, bize gıda ve su sağlayan her karış toprağımızın değerini bilmemiz çok önemlidir. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliğini garanti altına almanın, sağlıklı ekosistemleri beslemenin, toprağın, suyun ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini desteklemenin yoludur. Dünyada gıda güvenliği ancak devletlerin, uluslararası kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm diğer aktörlerin de aktif katılım ve diyaloğuyla mümkündür. Ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması, toplumun, gençlerimizin ve çocuklarımızın sağlıklı ve kaliteli beslenmesi, tarımımızın uluslararası alanda rekabet edebilecek doğrultuda sürdürülebilir bir şekilde gelişebilmesine bağlıdır.”

Bayraktar, üretimin sürdürülebilirliği ve verimliliğin sağlaması için başta gübre, elektrik, sulama, ilaç, mazot ve yem olmak üzere girdi maliyetlerinin acilen düşürülmesi gerektiğini belirtti.

Yeterli geliri elde edemeyen çiftçilerin üretimden uzaklaştığına ve üretim olmazsa gıda fiyatlarının daha da yükseleceğine dikkati çeken Bayraktar, şunları ifade etti:

“Gıda fiyatlarının kalıcı olarak düşürülmesi tarım sektörünün sorunlarının çözülmesiyle mümkün olacaktır. Tarım sektöründe planlı üretim yapılması, verimliliğin artırılması, gelecekte gıda güvenliğimizi sağlayabilmemiz için önceliğimiz olmalıdır. Gıda enflasyonuna kalıcı çözüm üretmek için tutarlı politikalar üretmek ve uygulamak gereklidir. Bunun için öncelikle ‘tarladan sofraya’ klasik söylemini iyi anlamak zorundayız. Ülkeyi yönetenlerin tarım sektörüne daima pozitif ayrımcılıkla bakması ve imkanların bu şartlarda sunulması gerekmektedir. Tarım sektörünün sorunları çözülmeli, gerekli yatırımlar yapılmalı ve var olan destekler artırılarak devam etmelidir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir